Tüm Yazılar

BELİRSİZLİK NEDEN DAHA ZOR?

Belkısnur ÇETİN
Belkısnur ÇETİN
Psikolog · 14 Ekim 2026
3 dk okuma
BELİRSİZLİK NEDEN DAHA ZOR?

Bir haber beklediğini düşün. Bir iş görüşmesinin sonucu açıklanacak, bir sınavın nasıl geçtiğini öğreneceksin ya da hayatındaki birinin sana karşı ne hissettiğini anlamaya çalışıyorsun. Sonucun istediğin gibi olmayabileceğini biliyorsun ama henüz hiçbir şey kesinleşmedi.

Tam da bu yüzden zihnin sürekli çalışıyor olabilir.

Bir yanın iyi bir sonuç alacağını düşünürken diğer yanın olumsuz ihtimalleri sıralıyor. Bazen kendini en kötü senaryoya hazırladığını düşünüyorsun. Bazen de olumlu bir ihtimale tutunarak rahatlamaya çalışıyorsun. Fakat bir süre sonra bu düşünceler seni rahatlatmak yerine daha fazla yorabiliyor.

İlginç olan şu ki bazı durumlarda kötü bir cevabı öğrenmek, cevabı hiç bilmemekten daha kolay gelebiliyor. Kötü haber üzücü olabilir ama artık neyle karşı karşıya olduğunu bilirsin. Belirsizlikte ise zihnin sürekli yeni ihtimaller üretmeye devam eder.

Elbette bu herkes için geçerli değildir. Bazı insanlar olumsuz bir sonucu öğrenmekten çok korkabilir. Bazıları içinse ne olacağını bilememek daha zorlayıcıdır. Bu farkta kişinin deneyimleri, içinde bulunduğu koşullar ve belirsizliğe nasıl yaklaştığı etkili olabilir.

Psikolojide belirsizliğe tahammülsüzlük, belirsiz durumları kabul etmekte zorlanma ve bu durumları tehdit edici değerlendirme eğilimiyle ilişkili bir kavramdır. Geleceği bilmek istememiz anlaşılır bir ihtiyaçtır. Ne olacağını öngörebildiğimizde kendimizi hazırlayabilir, kararlarımızı buna göre verebiliriz. Ancak hayatımızdaki her gelişmeyi önceden bilmemiz mümkün değildir.

Bu noktada belirsizliği zorlaştıran şey yalnızca ne olacağını bilmemek olmayabilir. Sonucu bilmediğimiz için nasıl davranacağımıza da karar veremeyebiliriz.

Birinin sana neden eskisi kadar yakın davranmadığını bilmiyorsan, onunla konuşup konuşmamak arasında kalabilirsin. İş başvurusunun sonucunu beklerken başka fırsatlara yönelmekte zorlanabilirsin. Yanlış bir karar verme ihtimalinden korktuğunda, karar vermeyi sürekli erteleyebilirsin.

Bazen kesinlik arayışımız bu şekilde günlük hayatımızın içine yerleşir. Daha fazla bilgi toplar, aynı soruyu farklı insanlara sorar veya bütün ihtimalleri önceden düşünmeye çalışırız. Bunların bazıları gerçekten işe yarayabilir. Fakat hiçbir yeni bilgi edinmeden aynı kontrolleri tekrar tekrar yapıyorsak, bu çaba bizi belirsizlikten uzaklaştırmak yerine ona daha fazla bağlayabilir.

Örneğin, bir mesajına geç cevap veren birinin sana kızıp kızmadığını düşünüyorsun. Telefonunu tekrar tekrar kontrol etmek veya önceki konuşmalarınızı zihninde yeniden değerlendirmek sana bir cevap vermeyebilir. Yine de bunları yapmaya devam edebilirsin, çünkü belki bir sonraki kontrolünde seni rahatlatacak bir işaret bulacağını düşünüyorsundur.

Kısa süreli bir rahatlama yaşasan bile belirsizlik yeniden ortaya çıkabilir. Böylece rahatlamak için yaptığın şey, zamanla tekrar etme ihtiyacı duyduğun bir davranışa dönüşebilir.

Peki, belirsizliği ortadan kaldıramadığımızda ne yapabiliriz?

Öncelikle gerçekten bir adım atmamız gereken durumlarla, sonucunu henüz bilemediğimiz durumları ayırmak yardımcı olabilir. Bir konuda eksik bilgi varsa bunu öğrenebilir, bir sorun varsa çözmek için harekete geçebiliriz. Ancak gerekli adımları attığımız hâlde sonucu kontrol edemiyorsak, daha fazla düşünmenin her zaman daha fazla kontrol sağlamayacağını kabul etmemiz gerekebilir.

Bu, kaygılanmamamız gerektiği anlamına gelmiyor. Belirsizlik karşısında rahatsız hissetmek normaldir. Ama rahatsızlığımızı hemen ortadan kaldırmak için her ihtimali çözmeye çalışmak zorunda değiliz. Bazen kararımızın sonucunu beklememiz, bazen de bütün ayrıntıları bilmeden ilerlememiz gerekir.

Bunun kolay olduğunu söylemek istemiyorum. Özellikle hata yapmanın ağır sonuçları olabileceğini düşündüğümüzde veya geçmiş deneyimlerimiz nedeniyle kendimizi güvende hissetmekte zorlandığımızda belirsizliğe alan açmak daha güç olabilir. Böyle durumlarda küçük adımlarla ilerlemek ve kendimize zaman tanımak önemlidir.

Belki de hayatımızdaki bazı soruların cevabını hemen bulamayacağımızı bilmek, onları çözmekten vazgeçmek değildir. Yalnızca cevabı henüz bilmediğimiz için hayatımızı beklemeye almak zorunda olmadığımızı fark etmektir.

Sen de kendine bir bak. Şu sıralar cevabını bulmak için uğraştığın bir konu var mı? Gerçekten yapabileceğin bir şey kalmadığı hâlde hâlâ zihninde çözmeye çalışıyor olabilir misin?

Belki de ihtiyacın olan şey yeni bir cevap değil, cevabı beklerken kendine hayatında biraz daha yer açmaktır.

Belkısnur ÇETİN
Yazar
Belkısnur ÇETİN

Psikolog

Psikoloji lisans eğitimimin ardından mesleki gelişimimi sürdürmek amacıyla çeşitli eğitimler almaya ve süpervizyon süreçlerine devam ediyorum. Bir yılı aşkın klinik deneyimim boyunca çocuk, ergen ve …

Profili Görüntüle

Diğer Yazılar

Hangi uzman sana uygun? 👋 Yapay zekâ asistanına sor, 2 dakikada öneri al.