AKRAN ZORBALIĞI
GÜNÜMÜZÜN SESSIZ PANDEMISI: AKRAN ZORBALIĞI
Uzm. Anı Binici
Çocuk Gelişimi Uzmanı & Aile Danışmanı
Bir çocuğun ruhunda açılan bazı yaralar görünmezdir. Morluk bırakmaz, fotoğrafa
yansımaz, çoğu zaman yetişkinlerin gözünden kaçar. Ancak etkileri yıllarca sürebilir.
İşte akran zorbalığı tam da bu görünmeyen yaralardan biridir.
Uzun yıllar boyunca çocuklar arasında yaşanan alay etme, dışlama, lakap takma
ya da fiziksel itişmeler “çocuklar arasında olur böyle şeyler” anlayışıyla
sıradanlaştırıldı. Oysa bugün biliyoruz ki akran zorbalığı, çocukların
psikolojik sağlamlığını, benlik algısını, sosyal ilişkilerini ve akademik
yaşamını derinden etkileyen ciddi bir ruh sağlığı problemidir. Hatta bu nedenle
birçok uzman tarafından çağımızın görünmez pandemilerinden biri olarak
değerlendirilmektedir.
Akran zorbalığı; bir çocuğun, başka bir çocuğa karşı kasıtlı, tekrarlayıcı ve
güç dengesizliği içeren şekilde zarar verici davranışlarda bulunmasıdır. Burada
önemli olan nokta, bunun tek seferlik bir anlaşmazlık değil; süreklilik
gösteren bir baskı ve zarar verme biçimi olmasıdır.
Zorbalık yalnızca fiziksel şiddetten ibaret değildir:
• Fiziksel zorbalık: İtme, vurma, eşyaya zarar verme
• Sözel zorbalık: Lakap takma, aşağılayıcı sözler, tehdit
• Sosyal zorbalık: Dışlama, yalnız bırakma, arkadaş grubundan uzaklaştırma
• Siber zorbalık: Dijital platformlar üzerinden küçük düşürme ve tehdit etme
Akran zorbalığına maruz kalan çocukların önemli bir kısmı yaşadıklarını
anlatmaz. Çünkü utanırlar, suçlanmaktan korkarlar ya da “kimse beni anlamaz”
düşüncesine kapılırlar. Bu nedenle ebeveynlerin ve eğitimcilerin davranış
değişikliklerini dikkatle gözlemlemesi gerekir.
Önemli sinyaller:
• Okula gitmek istememe
• Ani içine kapanma
• Sebebi açıklanamayan karın veya baş ağrıları
• Uyku düzeninde bozulma
• Ders başarısında düşüş
• Kaygı, öfke veya ağlama nöbetleri
Toplumda zorbalık yapan çocuklar çoğu zaman yalnızca “problemli” olarak
etiketlenir. Oysa çocuk davranışlarının arkasında çoğu zaman bir ihtiyaç,
öğrenilmiş bir ilişki dili veya duygusal ihmal bulunabilir.
Aileler ne yapmalı?
• Önce dinleyin, yargılamayın; duygusunu anlamaya çalışın.
• Çocuğun duygusunu görün
• Okulla iş birliği yapın
• Empati becerilerini destekleyin
• Dijital güvenliği önemseyin
Sonuç olarak; bir çocuğun okul çantasında yalnızca kitaplar değil, korkuları,
kaygıları ve görünmeyen yaraları da vardır. Belki de çocuklara
bırakabileceğimiz en güçlü miras; güçlü görünmeyi değil, güvenli hissetmeyi
öğreten bir dünya kurabilmektir.
Uzm. Anı Binici
Çocuk Gelişimi Uzmanı & Aile Danışmanı
ÇOCUK VE AİLE DANIŞMANLIĞI UZMANI
Ben Uzman Anı Binici,doğma büyüme Antakyalıyım.Çocuk ve Aile Danışmanlığı Uzmanıyım. TEDX konuşmacısıyım. 2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden mez…
Profili Görüntüle