Zihnim Neden Susmuyor? Sürekli Düşünmekten Yoruldum
Zihnim Neden Susmuyor? Sürekli Düşünmekten Yoruldum
“Kafamın içinde sürekli bir şeyler dönüyor.”
“Bir konuyu kapatamıyorum, tekrar tekrar düşünüyorum.”
“Gece yatağa girdiğimde zihnim daha da hızlanıyor.”
“Ya şöyle olursa?” diye düşünmekten bir türlü rahatlayamıyorum.
Bu ifadeler, yetişkinlerle yaptığım danışmanlık görüşmelerinde sık karşılaştığım durumlardan bazıları. Özellikle gün içerisinde kendisini meşgul eden düşünceleri durdurmakta zorlanan birçok kişi, zamanla kendi zihninden yorulmaya başlayabiliyor.
Bazen ortada henüz gerçekleşmemiş bir problem vardır. Bazen ise geçmişte yaşanan bir konuşma, verilen bir karar ya da yapılan küçük bir hata tekrar tekrar zihinde canlanır.
Kişi düşünerek bir çözüm bulmaya çalışırken fark etmeden aynı düşüncenin içinde dönüp durabilir.
Sürekli Düşünmek Her Zaman Çözüm Üretmek Değildir
Bir problemi düşünmek ve çözüm aramak elbette işlevseldir. Ancak bazı durumlarda düşünmek, çözüm üretmekten çıkıp kaygıyı besleyen bir döngüye dönüşebilir.
Örneğin:
“Ya yanlış karar verdiysem?”
“Ya kötü bir şey olursa?”
“Acaba bana neden böyle söyledi?”
“Keşke o konuşmada bunu söylemeseydim.”
“Ya gelecekte işler istediğim gibi gitmezse?”
“Beni gerçekten seviyor mu?”
“Bir şeyleri gözden kaçırıyor olabilir miyim?”
Bu soruların ortak noktası, zihnin kesin bir cevap bulmaya çalışmasıdır.
Fakat bazı soruların kesin bir cevabı yoktur.
Ve kişi cevabı bulamadıkça daha fazla düşünür.
Daha fazla düşündükçe daha fazla ihtimal ortaya çıkar.
Daha fazla ihtimal ortaya çıktıkça kaygı artar.
Böylece zihinsel döngü yeniden başlar.
“Ya Olursa?” Düşüncesi
Kaygı çoğu zaman henüz gerçekleşmemiş bir durum üzerinden çalışır.
“Ya başarısız olursam?”
“Ya ilişkim biterse?”
“Ya insanlar beni yanlış anlarsa?”
“Ya kontrol edemeyeceğim bir şey olursa?”
Zihin gelecekte yaşanabilecek ihtimalleri önceden düşünerek kişiyi korumaya çalışır.
Aslında bu sistemin amacı kişiyi hazırlamaktır. Ancak düşünceler sürekli hâle geldiğinde kişi henüz gerçekleşmemiş olayların duygusal yükünü bugünden taşımaya başlayabilir.
Ortada henüz bir sorun yoktur ama kişi sorunun yaratacağı kaygıyı şimdiden yaşamaktadır.
Geçmişi Tekrar Tekrar Düşünmek
Aşırı düşünme yalnızca gelecekle ilgili değildir.
Bazen geçmişte yaşanan bir olay zihinde tekrar tekrar oynatılır.
“Bunu neden söyledim?”
“Keşke öyle cevap vermeseydim.”
“Acaba beni yanlış mı anladı?”
“Farklı davransaydım ne olurdu?”
Olayın üzerinden saatler, günler hatta haftalar geçmiş olabilir. Ancak kişi zihinsel olarak hâlâ aynı konuşmanın içerisindedir.
Burada amaç çoğu zaman geçmişi anlamaktan çok geçmişi değiştirebilecek bir cevap bulmaya çalışmaktır.
Fakat geçmiş değiştirilemediği için düşünce döngüsü bir sonuca ulaşmaz.
Zihninizin Susmaması Günlük Hayatınızı Etkiliyor mu?
Sürekli düşünmek yalnızca zihinsel bir yorgunluk yaratmaz.
Zaman içerisinde;
uykuya dalmakta zorlanma,
dikkat dağınıklığı,
karar vermekte güçlük,
sürekli gergin hissetme,
zihinsel ve duygusal yorgunluk,
ilişkilerde daha fazla kaygı yaşama
gibi durumlara da eşlik edebilir.
Kişi fiziksel olarak dinlenmiş olsa bile zihinsel olarak hiç dinlenmemiş hissedebilir.
Özellikle günün sonunda “Bugün hiçbir şey yapmadım ama çok yoruldum.” düşüncesi ortaya çıkabilir.
Çünkü zihinsel yük de insanı yorabilir.
Peki Sürekli Düşünmeyi Nasıl Durdurabiliriz?
İlk olarak önemli bir noktayı ayırmak gerekir:
Amaç düşünmemek değildir.
Çünkü “Bunu düşünmeyeceğim.” diye kendinizi zorladığınızda, çoğu zaman düşünce daha fazla zihninize gelebilir.
Önemli olan, düşünce ile aranıza biraz mesafe koyabilmektir.
“Bu düşünce gerçekten şu anda çözmem gereken bir problem mi?”
“Şu anda kontrol edebileceğim bir şey var mı?”
“Bu düşüncenin bir kanıtı var mı, yoksa bir ihtimal mi?”
“Şu an çözüm mü arıyorum, yoksa aynı düşüncenin içinde mi dönüyorum?”
Bu sorular, zihnin otomatik olarak oluşturduğu düşünceleri fark etmenize yardımcı olabilir.
Bunun yanında kişinin kaygıyı tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine belirsizliğe tahammül etme becerisini geliştirmesi de önemlidir.
Çünkü hayatın her alanında kesinlik mümkün değildir.
Her sorunun hemen bir cevabı olmayabilir.
Her ihtimali kontrol edemeyebiliriz.
Ve bazen zihnin ihtiyaç duyduğu şey yeni bir cevap değil, cevabı henüz bilmeden de devam edebileceğini öğrenmektir.
Ne Zaman Psikolojik Destek Almak Faydalı Olabilir?
Eğer düşünceleriniz günlük yaşamınızın önemli bir bölümünü kaplıyor, uyku düzeninizi etkiliyor, karar vermenizi zorlaştırıyor veya sürekli kaygılı ve gergin hissetmenize neden oluyorsa bu durumu yalnızca “çok düşünüyorum” şeklinde değerlendirmemek önemlidir.
Özellikle aşırı düşünme, yoğun kaygı, kontrol etme ihtiyacı ve zihinsel yorgunluk uzun süredir devam ediyorsa, altında yatan düşünce ve duyguların profesyonel destekle ele alınması faydalı olabilir.
Danışmanlık sürecinde amaç zihni tamamen susturmak değil; düşüncelerinizi yönetebilmek, kaygıyla daha sağlıklı baş edebilmek ve zihninizin kontrolü tamamen ele geçirmesini engelleyebilmek üzerine çalışmaktır.
Çünkü bazen ihtiyacımız olan şey zihnimizin hiç konuşmaması değil;
“Aklımdan geçen her düşünceye inanmak zorunda değilim.”
diyebilmeyi öğrenmektir.
Uzman Psikolojik Danışman Meltem Delice
Aile ve Çift Danışmanı | Çocuk, Ergen ve Yetişkin Danışmanı
Uzman Psikolojik Danışman & Oyun Terapisti & Aile ve Çift Danışmanı
Uzman Psikolojik Danışman, Oyun Terapisti, Aile ve Çift Danışmanı Meltem DelicePsikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi tamamladım. Mesleki çalışmalarımı çocuk, ergen …
Profili Görüntüle