Değersizlik Hissi: Neden Kendimi Yeterli Hissetmiyorum?
Değersizlik Hissi: Neden Kendimi Yeterli Hissetmiyorum?
“Ne yaparsam yapayım kendimi yeterli hissetmiyorum.”
“Başarılı olduğumu biliyorum ama içten içe hep eksik hissediyorum.”
“Biri beni sevdiğinde bile, bir gün vazgeçeceğinden korkuyorum.”
Bu cümleler, psikolojik danışmanlık sürecinde yetişkinlerle yaptığım görüşmelerde sık karşılaştığım ifadelerden bazıları. Değersizlik hissi her zaman kişinin açıkça “Ben değersizim.” demesi şeklinde ortaya çıkmaz. Bazen sürekli kendini geliştirme çabası, mükemmeliyetçilik, başkalarının onayına duyulan ihtiyaç veya ilişkilerde kendinden fazla ödün verme şeklinde kendini gösterebilir.
Değersizlik Hissi Nedir?
Değersizlik hissi, kişinin kendisini yeterli, önemli, sevilebilir veya başarılı olmaya değer görmemesiyle ilişkili bir duygusal deneyimdir.
Hepimiz zaman zaman kendimizi yetersiz hissedebiliriz. Bir başarısızlık, eleştiri, reddedilme ya da hayal kırıklığı sonrasında böyle hissetmek oldukça insani bir durumdur.
Ancak bu duygu sık sık tekrar ediyor, kişinin kendisiyle ilgili düşüncelerini belirliyor ve günlük yaşamını etkiliyorsa üzerinde durulması gereken bir durum hâline gelebilir.
Örneğin;
Başarılarınızı küçümsüyor ve “Şanslıydım.” diyorsanız,
Kendinizi sürekli başkalarıyla kıyaslıyorsanız,
Bir hata yaptığınızda kendinize karşı çok sert davranıyorsanız,
Övgü aldığınızda bunu kabul etmekte zorlanıyorsanız,
Sürekli başkalarının sizi beğenmesine veya onaylamasına ihtiyaç duyuyorsanız,
“Beni gerçekten tanısalar, aslında yeterince iyi olmadığımı fark ederler.” diye düşünüyorsanız,
değersizlik hissinin hayatınızdaki etkisini fark etmek önemli olabilir.
“Daha İyi Olursam Kendimi Yeterli Hissederim” Döngüsü
Değersizlik hissi yaşayan kişiler çoğu zaman kendilerini değiştirmeye ve geliştirmeye büyük bir enerji harcarlar.
Daha başarılı olmalıyım.
Daha güzel görünmeliyim.
Daha çok çalışmalıyım.
Daha anlayışlı olmalıyım.
Daha az hata yapmalıyım.
Fakat hedefe ulaşıldığında beklenen rahatlama uzun sürmez. Çünkü zihinde kısa süre içinde yeni bir eksiklik belirir.
Bir hedef gerçekleşir, ardından başka bir hedef gelir.
Böylece kişi yıllarca kendisini geliştirmeye çalışırken aslında kendisini olduğu hâliyle kabul etmekte zorlanabilir.
Burada önemli olan soru şudur:
“Gerçekten daha iyi olmaya mı çalışıyorum, yoksa ancak daha iyi olduğumda değerli olacağıma mı inanıyorum?”
Değersizlik Hissi İlişkileri Nasıl Etkiler?
Değersizlik hissi özellikle romantik ilişkilerde daha görünür hâle gelebilir.
Partnerinizin davranışlarındaki küçük bir değişiklik bile zihninizde birçok soru oluşturabilir:
“Benden uzaklaşıyor mu?”
“Artık beni eskisi kadar sevmiyor mu?”
“Bir şey mi yaptım?”
“Benden daha iyisini bulursa ne olacak?”
Bir süre sonra partnerinizin davranışını anlamaya çalışmaktan çok, kendi değerinizi sorgulamaya başlayabilirsiniz.
Bunun sonucunda;
terk edilme korkusu,
yoğun onay ihtiyacı,
kıskançlık,
ilişkide sürekli kendini kanıtlama,
kendi ihtiyaçlarını geri plana atma
gibi durumlar ortaya çıkabilir.
Kişi bazen kendisine iyi gelmeyen bir ilişkide bile kalmaya devam edebilir. Çünkü ilişkinin bitmesi yalnızca bir ilişkinin sona ermesi gibi değil, “Ben yine seçilmedim.” şeklinde algılanabilir.
Oysa bir ilişkinin bitmesi, kişinin değeri hakkında verilmiş bir karar değildir.
Herkesi Memnun Etmek Zorunda Hissediyor Musunuz?
Değersizlik hissi bazen hayır diyememek şeklinde karşımıza çıkar.
Başkalarını kırmaktan korkabilir, kendi ihtiyaçlarınızı sürekli erteleyebilir ve çevrenizdeki insanların beklentilerini karşılamayı kendi ihtiyaçlarınızın önüne koyabilirsiniz.
“Hayır dersem bana kızar.”
“Bencil olduğumu düşünür.”
“Benden uzaklaşır.”
“Onun ihtiyacı daha önemli.”
Bu düşünceler tanıdık geliyorsa, sınır koymak sizin için yalnızca bir iletişim problemi olmayabilir. Kabul edilme ve sevilme ihtiyacıyla da ilişkili olabilir.
Dışarıdan oldukça anlayışlı ve fedakâr görünen kişi, kendi içinde “Beni böyle davranırsam severler.” düşüncesiyle hareket ediyor olabilir.
Değersizlik Hissi Nereden Gelir?
Değersizlik hissinin tek bir nedeni yoktur.
Çocukluk deneyimleri, aile ilişkileri, eleştirilme biçimleri, sürekli kıyaslanma, yalnızca başarı gösterildiğinde takdir edilme, reddedilme veya kişinin kendisini değersiz hissettiği ilişkiler zaman içerisinde kişinin kendisiyle ilgili bazı temel düşünceler geliştirmesine neden olabilir.
Örneğin sürekli “Daha iyisini yapabilirdin.” mesajıyla büyüyen bir kişi, yetişkinlik döneminde çok başarılı olsa bile kendisini yeterli görmeyebilir.
Ancak önemli bir nokta var:
Geçmişte öğrendiğiniz bir düşünce, hayatınız boyunca taşımak zorunda olduğunuz bir gerçek değildir.
Peki Ne Yapılabilir?
İlk adım, kendinizle ilgili otomatik düşüncelerinizi fark etmektir.
Kendinizi eleştirdiğinizde durup şu soruları sorabilirsiniz:
Şu anda kendime ne söylüyorum?
Bu düşüncenin gerçekten bir kanıtı var mı?
Aynı durumda sevdiğim bir insan olsa ona ne söylerdim?
Kendimi yalnızca başarılarım üzerinden mi değerlendiriyorum?
Başkalarının davranışlarını kendi değerimin göstergesi olarak mı yorumluyorum?
Bu sorular, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi fark etmesine yardımcı olabilir.
Çünkü sağlıklı benlik değeri, hiç hata yapmamakla değil; hata yaptığınızda da kendinizi değersizleştirmemekle ilgilidir.
Bir işte başarısız olmak başarısız bir insan olduğunuz anlamına gelmez.
Bir ilişkinin bitmesi sevilmeye değer olmadığınız anlamına gelmez.
Birinin sizi eleştirmesi değersiz olduğunuzu göstermez.
Bir hata yapmak yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.
Ne Zaman Destek Almak Faydalı Olabilir?
Eğer değersizlik hissi hayatınızın birçok alanında tekrar ediyor ve;
kendinizi sürekli başkalarıyla kıyaslıyor,
onaylanma ihtiyacı hissediyor,
ilişkilerinizde kendi ihtiyaçlarınızı geri plana atıyor,
eleştirilerden yoğun şekilde etkileniyor
veya ne kadar başarılı olursanız olun kendinizi yeterli hissedemiyorsanız, bu döngünün altında yatan düşünce ve duyguları profesyonel destekle ele almak faydalı olabilir.
Psikolojik danışmanlık sürecinde amaç yalnızca “olumlu düşünmek” değildir.
Kişinin kendisiyle ilgili geliştirdiği düşünceleri, duygusal deneyimleri ve ilişkisel örüntüleri fark etmesi; kendisini daha gerçekçi ve şefkatli bir şekilde değerlendirebilmesi ve kendi ihtiyaçlarını daha sağlıklı biçimde ifade edebilmesi üzerine çalışılır.
Çünkü bazen yıllardır kendimize sorduğumuz soru:
“Neden yeterli değilim?”
olabilir.
Belki de üzerinde çalışılması gereken soru şudur:
“Kendimi neden ancak yeterli olduğumu kanıtladığımda değerli hissediyorum?”
Bu sorunun cevabını keşfetmek, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin değişmesi için önemli bir başlangıç olabilir.
Uzman Psikolojik Danışman Meltem Delice
Aile ve Çift Danışmanı | Çocuk, Ergen ve Yetişkin Danışmanı
Uzman Psikolojik Danışman & Oyun Terapisti & Aile ve Çift Danışmanı
Uzman Psikolojik Danışman, Oyun Terapisti, Aile ve Çift Danışmanı Meltem DelicePsikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi tamamladım. Mesleki çalışmalarımı çocuk, ergen …
Profili Görüntüle