Narsist Kimdir? Belirtileri, Türleri ve İlişkide Neler Yapılır
Her sabah aynı sahne döngüsü: rutin kahvaltısını yapılandırma yapıyor, ama okul çantalarını evinde "Karnım ağrıyor" demeye başlıyor. Ağlıyor, kapıya tutunuyor, yataktan çıkmak istemiyor. Siz hem işe yetişmeye çalışıyor hem de "Ne yapmalıyım?" diye düşünüyorsunuz.
"Çocuğum okula gitmek istemiyor" diye arama yaptıysanız yalnız değilsiniz. Okulların açıldığı bu dönemde pek çok aile aynı süreçten geçiyor. İyi haber şu: Doğru yaklaşımla bu süreç çoğu zaman aşılabilir.
Okul reddi, çocuğun okula gidişinin yoğun direniş göstermesi Zaman zaman çocuğunuz "bugün gitmesem" diyebilir hatta bu durum günlerce sürüyor olabilir, sabahları belirginleşiyor, haftanın sonu ya da tatilde ise azalıyor olabilir işte tam bu anda kaygıdan söz ediyor olabiliriz.
Çocuk yalan söylemez; karın ağrısını, baş ağrısını ve gelişmeleri gerçekten vardır. Kaygı yükseldiğinde beden de tepki verir. Uzun süren durumlarda emin olmak adına mutlaka bir çocuk doktoruna da gidilmesi gerekir. Ancak bunun altında psikolojik bir alt yapı olması yüksek olasılıktır.
Çocuğun yapmış olduğu bu davranışın altında bir çok neden olabilir ancak başlıcaları şunlar olabilir:
Önemli olan davranışa değil, etkileşimin ayrıntısına duyguya bakmaktır.
1. Duyguyu önce adlandırın. "Saçmalama, okul çok güzel" anlamındaki eğitim ücreti geçersizdir. "Okula devam etmeni zorluyor gibi görünüyor, bana biraz anlatır mısın?" demek ise kapıyı açar. Çözüm aramadan önce sadece korunur.Duygularının görünmesi ve anlaşılıyor olmak çocuğun rahatlamasını sağlayacaktır, yalnız olmadığı duygusunu ortaya çıkartacaktır.
2. Akşamdan hazırlanın, sabahı sadeleştirin. Çanta, kıyafet ve kahvaltı planı akşamdan hazır olsun. Sabah rutinini resimli bir kartla anlatabilir daha keyifli hale getirebilirsiniz: uyan, giyin, kahvaltı et, ayakkabını giy gibi. Öngörülebilirlik güven verir; acele ve gerginlik ise kaygıyı büyütür.
3. Kısa ve sıcak bir veda ritüeli kurun. Özel bir el sıkışma, cebine konan küçük bir not, eline çizilen bir simge ya da avucuna kondurulan bir "öpücük" gibi her gün aynı ritüel çocuğa güven verecektir. Vedayı uzatmayın, ama çocuğunuzu görmeden de kaçarak çıkmayın. Sakin, net ve sevgi dolu bir veda en etkilisidir.
4. Kaygıyı ölçülebilir hale getirin. "Endişen bugün 0 ile 10 arasında kaç?" diye sorun. Küçük çocuklar için bir termometre çizimi ya da renkleri kullanabilirsiniz. Birlikte "balon nefesi" yapın: burundan nefes alın, karnınızı balon gibi şişirin, ağızdan alın ağızdan verin. Sabah 3-4 tekrar bile daha fazlasını sakinleştirir.Böyle çocuk beden kontrolünü sağlayacaktır ve gün içinde ihtiyaç duyduğunda da kullanacaktır.
5. Pazarlıktan vazgeçin, kararlı ama iyileştirici olun. "Gidersen sana oyuncak alırım" kısa süreli işe yarar gibi görünüyor, ama asıl kaygıyı beslemeye devam ediyordur. Çocuğu eve geri almak da geçici bir rahatlama sağlar,sizi o anda ki kriz anından uzaklaştırır ancak kaçınmayı pekiştirir. Mesajınız net olsun: "Zorlandığını görüyorum, birlikte başaracağız ve okula gideceğiz."
6. Öğretmenle iş birliği yapın. Anne babadan sonra hayatına yeni bir otorite giriyordur ve bunu fark etmek, kabul etmek okadar da kolay olmayacaktır, ona zaman verin. Öğretmen ile yapılacak iş birliği sürecinizi kolaylaştıracaktır, iletişim bu süreçte son derece önemlidir. Gün sonunda negatif dönüşleriniz çoksa pozitifleri öğrenmek için siz soru yöneltin, “bugun başardığı minik şey neydi?” sırasında 10dk fazla oturdu, yarın daha fazla olacak beraber başaracağız.
7. Oyunla anlatılmasına fırsat verin. Küçük çocuklar yaşadıkları olayları duyguları konuşarak değil, oyunla anlatılır çünkü çocuğun dili oyundur. Evde oyuncaklarla "okul oyunu" oyna ve oyun rollerini nasıl dağıttığını izleyin, yaklaşımına dikkat edin ancak oyunu siz yönlendirmeyin, siz sadece dikkatli bir izleyicisiniz. Resim yapmasını isteyin: "Okuldaki en zor an nasıl görünüyor?" sonra üzerine konuşun unutmayın; Oyun ve çizim, çocuğun kendini anlatırken kullanabileceği en doğal dildir.
Kitaplar, çocukla duygular hakkında konuşmak için harika birer kapıdır. Çocuk kitaplarını rahat bir anda ve baskı yapmadan birlikte okuyun.
Çocuklar için:
Aileler için:
Aşağıdaki konularda bir uzmandan destek almak iyi olur:
Bu sürecin çok kısa olmadığını kabul ederek süreci kolaylaştırın.Bu süreçte Oyun terapisi, çocuğun gelişiminin güvenli bir alanda ifade edilmesine yardımcı olur, konuşmadan yaşamış olduğu zorlukları terapiste açar ve çözüme giden yol kısalır; EMDR gibi yaklaşımlar kaygıyı tetikleyen deneyimlerin çocuğun üzerinde ki etkisini azaltmak için çok etkildir. Bu süreç terapist ebeveyn ve okul iş birliği ile yürütülmeli.
Okul reddi değişir mi?
Hafif ve kısa süreli olanlar uyum süreciyle azalabilir. Ancak devam ediyorsa
görmezden gelme kaygıyı büyütebilir.
Çocuğu zorla okula göndermeli miyim?
Zorlamak yerine kararlı olunması gerekir. Duyguyu kabul ederken okula devam
etmesi önemli ancak kademeli ayrılık olabilir, uzman tarafından sürecin
değerlendirmesi kıymetlidir.
Online destek yeterli mi?
Unutmayın önemli olan çocuğu anlamak, uyum ağlayan bir ebeveyn ve çocuk ile
süreç online da yürütülebilir.
Ozaman son soru benden gelsin?
Ayrılmak istemeyen kim? Çocuğunuz mu? Siz mi?
Mutlu Çocuklar Mutlu Yarınlar, sevgiyle kalın!
Uzm. Funda Çiçek Onikioğulları
Uzman Psikolojik Danışman ve Çocuk Gelişimci
Uzm.Psikolojik Danışman ve Çocuk Gelişimci
Funda Çiçek Onikioğulları Uzman Psikolojik Danışman & Çocuk Gelişimci 17 yıllık mesleki deneyimimle çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışıyorum. Lisans eğitimimi Hacettepe Üniversitesi'nde, yüksek lisa…
Profili Görüntüle
Çerezleri kullanıyoruz. Sitemizin düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden yararlanıyoruz. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfamıza göz atabilirsiniz.