Çocuğum İstediği Olmayınca Kendini Yere Atıyor: Öfke Nöbetleri ve Çözüm Yolları
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğim Veli Semineri’nde ebeveynlere bir soru sordum:
“Çocuğunuz istediği bir şey olmayınca kendini yere atıyor, bağırıyor veya uzun süre sakinleşemiyorsa sizce bunu neden yapıyor?”
Gelen cevaplar genelde hepimizin zihninden geçen o tanıdık düşüncelerdi:
“İstediğini yaptırmaya çalışıyor.”
“Bizi yönetmek istiyor.”
“Şımarıyor ve dikkat çekmeye çalışıyor.”
Bir yetişkin gözüyle baktığımızda bu yorumları yapmak son derece doğaldır. Ancak bir Oyun Terapisti olarak tam da bu kriz anında biraz durup olaya çocuğun iç dünyasından bakmamızı öneriyorum.
Çocuğunuz gerçekten sizi manipüle etmeye mi çalışıyor, yoksa o an kapasitesini aşan devasa bir duyguyla baş etmeye mi çalışıyor?
Gelişimsel Olarak Ne Oluyor?
3–4 yaş dönemi, çocuğun kendi isteklerini ve özerkliğini çok güçlü bir şekilde hissettiği bir evredir. Çocuk artık ne istediğini oldukça net bilir. Ancak bir şeyi çok istemek ile o isteği erteleyebilmek veya "hayır" yanıtını tolere edebilmek tamamen farklı iki beceridir.
Çocuk zihnen "Ben bunu çok istiyorum" diyebilir fakat "Şu an bu istediğim olmuyor, hayal kırıklığına uğradım ama birazdan sakinleşebilirim" olgunluğu henüz gelişim aşamasındadır. Beklemek, sınırları kabul etmek, öfkeyi düzenlemek ve kendi kendini yatıştırabilmek zamanla öğrenilen becerilerdir.
Duygu fırtınası yükseldiğinde çocuğun mantıklı düşünme ve kendini kontrol etme kapasitesi adeta devre dışı kalır. Bu yüzden öfke nöbetinin tam ortasındayken çocuğa uzun uzun mantıklı açıklamalar yapmak çoğu zaman hiçbir işe yaramaz.
Çocuk O Anı Nasıl Yaşıyor?
Örneğin markette çikolata isteyen bir çocuğa "Hayır" dediğinizi düşünün. O an çocuğun iç dünyasında büyük bir çatışma başlar. Çikolatayı çok istemesine rağmen annesinin hayır demesi, isteğinin gerçekleşmemesi ve durumu nasıl değiştireceğini bilememesi çocuğu çaresiz bırakır.
Bir yetişkin gibi "Şu an olmadı ama yapacak bir şey yok, hayat devam ediyor" diyemediği için yaşadığı hayal kırıklığı bütün bedenini kaplar. Bizim dışarıdan şımarıklık ya da inatlaşma olarak gördüğümüz bu davranış, aslında çocuğun o an taşımakta zorlandığı devasa bir duygu dalgasıdır.
Ebeveyn Olumsuz Tepkiler Yerine Ne Yapabilir?
Burada altın kural şudur: Önce duyguyu fark edip kabul etmek, ardından sınırı kararlılıkla korumak. Çocuğun öfkelenmesine izin vermek, onun her istediğini yapmak anlamına gelmez. "Sen böyle yaparsan ben çok üzülürüm", "Kocaman adam oldun, şımarma" veya "Tamam ağlama, alalım o zaman" gibi ezber cümleler sınırı ortadan kaldırır ya da çocuğu utandırır.
Bunların yerine, çocuğun hizasına inip sakin ve net bir ses tonuyla yaklaşmalıyız:
"Çikolatayı ne kadar çok istediğini görüyorum. İstediğin olmayınca çok kızdın. Kızabilirsin, ağlayabilirsin, ben yanındayım. Ama şu an çikolata almayacağız."
Çocuk tepki vermeye ve ağlamaya devam ederse uzun açıklamalar yapmadan güven vermeye devam etmek gerekir:
"Çok istediğini biliyorum. Şu an almayacağız. Ben buradayım, sakinleştiğinde sana sarılmaya hazırım."
Cebimizde Kalması Gereken Anahtar Fikir
Çocuğumuza öfke nöbeti sırasında aslında hayati bir yaşam becerisi öğretiyoruz. Ona verdiğimiz temel mesaj şudur:
"İstediğim olmadığında çok yoğun ve zorlayıcı duygular yaşayabilirim. Bu çok doğal. Ama bu duygular gelir, beni sarsar ve en nihayetinde geçer. Ben bu duyguyla baş edebilirim."
Çocuğunuzun duygusunu yok saymadan, ona öfkelenmeden ama koyduğunuz sınırı da esnetmeden sergileyeceğiniz sakin duruş; onun duygu düzenleme becerisini geliştirecek en güçlü rehberdir.
Sevgiyle,
Meltem DELİCE
Uzman Psikolojik Danışman & Oyun Terapisti
Uzman Psikolojik Danışman & Oyun Terapisti & Aile ve Çift Danışmanı
Uzman Psikolojik Danışman, Oyun Terapisti, Aile ve Çift Danışmanı Meltem DelicePsikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi tamamladım. Mesleki çalışmalarımı çocuk, ergen …
Profili Görüntüle